abd haberleri canlı haber
Kitaplık

Abdülbaki Gölpınarlı Melâmîlik ve Melâmîler Melâmîlik Kitabı!

Abdülbaki Gölpınarlı’nın, bu sahada yazılmış tek eseri durumunda olup son baskısı daha önceki nüshanın tıpkıbasımıdır. Kitap 1920’lerin sonlarında kaleme alındı. İlk baskısı 1931’de, ikinci baskısı 2011’de yapılan eserin girişinde Murat Bardakçı, Melâmîlik, Melâmîler ve Abdülbaki Gölpınarlı hakkında genel bilgi vermiştir. Bunun için Gölpınarlı’nın yaptığı düzeltmeler aynen korunmuş, sayfa kenarına aldığı notlar aynen muhafaza edilmiştir.

Melâmîlik, sûfîlerin bir kısmının en yüksek makam saydığı bir tür gizli inanç sistemi olup hicretin ikinci asrının ikinci yarısında ortaya çıkmıştır. Melâmetîlik, hicretin üçüncü asrından itibaren Horasan’da yayılmıştır. Melâmetîlerin şöhreti Hacı Bayramın nüfuzu sonucu bütün Anadolu ve Rumeli’de yayılmıştır.

Kitaptaki tasnifiyle Melâmîlik üç devreye ayrılabilir. İlk devre Melâmîliği “Melâmetiyye” unvanı ile bilinmektedir. Önemli tasavvuf tarihleri olan Risale-i Kuşeyri ve Keşfü’l-Mahcub adlı eserlerde Melâmîliğin kurucusu Nişaburlu Ebu Salih Hamdûn ibn Ahmed ibn Ammârü’l-Kassâr olarak gösterilmiştir. Anadolu’da Hacı Bayram-ı Velî ile başlayan süreç ikinci devre Melâmîleri, Muhammed Nur ile başlayan süreç de üçüncü devre Melâmîleridir. Kitapta bu üç devre Melâmîleri hakkında bilgiler yer almaktadır.

Melâmetîlik hakkındaki bilgiler, Sülemî’nin Risaletü’l-Melâmetiyye adlı eserinde bulunmaktadır. Sülemî bu risalesinde ilim ve hal ehli kişileri üç kısma ayırır ve ilk gruba dinî kaynakların görünen ilk anlamından hüküm çıkaran fakihleri, ikinci kısma ilm-i ilahi ile ilgilenip dünya sebepleri ile ilişkilerini kesen marifet ehlini, üçüncü kısma da iç dünyalarında tümüyle Hak ile birleşen “Melâmetiyye”dir. Melâmetîler, keramete önem vermiyorlar. Melâmetînin her türlü kayıttan vareste olup Allah’a kalpten bağlı olması lazım. Hatta ibadette bile bir zaman ve mekân olmadığı gibi belirli âdâb ve rüsum da yoktur. Melâmîlikte zikir ve evrat da yoktur. Bunlar dünyayı Hak’tan gaflet olarak telakki etmekteler, fakat çile, riyazet gibi yollarla dünyadan vazgeçmemektedirler. Melâmîlik yalnız mürşide muhabbet ve kalbi rabıta ile tefekkür ve sohbet üzerine müesses bir irfan ve âdettir.

Melâmîlerle en ziyade uyuşan tasavvuf erbabı Mevlevilerdir. Bunun sebebi de Mevlevilerde esma yoktur. Zikir, yalnız bir miktar ismi celalden ibarettir. Haftadan haftaya sema yapılır. Gerek muhiplerin gerek dervişlerin süluku sohbetledir.

Gölpınarlıya göre, Melâmîlikle fütüvvet arasında zamanla ideolojik bir kaynaşma yaşanmıştır. Melâmîlik düşünce sistemidir, onun iktisadî tamamlayıcısı da fütüvvet olmuştur.

Halide ÖZÜDOĞRU ERDOĞAN

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
İstanbul evden eve nakliyat izmir dijital ajans dijital pazarlama vds satın al