abd haberleri canlı haber
Tarih Ansiklopedisi

Bilecik Ulu Cami ve Çarşı Cami tarihi nedir? Ulu Cami ve Çarşı Cami özellikleri nelerdir?

Bilecik İli Söğüt İlçesindeki Yapı Şehir Merkezine Ve Hükümet Konağının Karşısında Yer Almaktadır.  Halk arasında daha çok Ulu cami veya Çarşı Camii adıyla anılır. Kareye yakın dikdörtgen bir mekâna oturan, duvarları kesme taş ve tuğla ile örülmüş olan eserin üstünü altı serbest ayağın taşıdığı on iki kubbe örter. Duvarları dıştan kırç harcı ile sıvalanmış, kuzey, doğu ve batı tarafına birer kapı açılmıştır. Üzeri iki ahşap sütuna dayanan ahşap sundurmanın örttüğü tali kapılar daha küçük ve sade tutulmuştur, kuzeydeki cümle kapısı da tezyinatlı değildir.  Duvarlara açılan çift sıra pencerelerden alttaki dikdörtgen olanlar yuvarlak kemerli, üsttekiler oval formludur.

Harimdeki yüksek kaidelere oturan poligonal ayaklar yuvarlak kemerlerle birbirine bağlanırken,  kemerler ayrıca üzengilerle duvarlara basmakta, bunların üstünde pandantiflerle geçilen kubbeler yer almaktadır.  Ortadaki kubbe diğerlerinden biraz daha yüksek ve büyüktür, üstünde de aydınlık feneri bulunmaktadır. Kademeli ve sekizgen kesitli kaidelerin taşıdığı sütunların gövdeleri de sekizgen olup, kare tablalı başlıklar kaidedeki gibi kademe kademe yukarıya genişler. Yapının planında erken Osmanlı mimarisinin ulu camilerine has çok kubbeli bir örtü anlayışına sadık kalmıştır. Bursa Ulu Camii ile balayıp, Edirne Eski Cami ile devam eden bu gelenekten Söğüt’deki Çelebi Mehmed Camii tezyinatıyla ayrılmış; kemer, kubbe ve pencereleri barok tarzı kalem işi motiflerle batı üslubunun etkisinde kalmıştır. Somaki taşından bir bordür içine alınan mihrap, silindirik basit bir niş halindedir; bitkisel motiflerin öne çıktığı abartılı kalem işleriyle süslenmiştir.  Ahşap minberin ajurlu korkulukları, yan kanatlarıyla, kapısı barok tarzı kaba bitkisel motiflerle bezenmiş, köşk kısmının üzeri aynı şekilde şematize edilmiş rumi ve palmetlerle taçlandırılarak sivri bir külahla tamamlanmıştır.

Caminin batı cephesine bitişik silindirik gövdeli tek şerefeli minarenin sekizgen kesitli ve yüksek kürsülü kaidesi iki sıra tuğla, iki sıra kesme taşla örülmüş, Türk üçgenleriyle pahlanan pabuçluktan gövdeye bilezik geçirilmiştir.

Kitabesi olmayan bugünkü cami dönemine ait değildir. Vakıf kayıtlarından ve belgelerden burada Çelebi Sultan mehmed’in yaptırdığı eski cami olduğu,  masraflarının da Orhan Gazi vakfından karşılandığı anlaşılmaktadır. İzine rastlanmasa da şimdiki eserin eskiden varlığı bilinen Orhan Gazi Camii’nin yerine Çelebi Sultan Mehmed’in emriyle inşa edildiği ve onun vakfiyesine bağlandığı kabul edilmektedir.  Bugünkü yapı II. Abdülhamit döneminde(1876-1909) eski caminin yerine inşa edilmiştir. Eski camiden günümüze kalan yegane orijinal mimari elemanları minare kaidesi olup,  mevcut ipuçları günümüzdeki yapının daha da büyütülerek inşa edildiğini ortaya koymaktadır.

Yaşar ERDEMİR

KAYNAKÇA

Ekrem Hakkı Ayverdi, Osmanlı Mimarisinde Çelebi ve II. Murad Devri 806-855(1403-1451) II, İstanbul 1972, s. 195-196; Enes Karakaya, “Çelebi Sultan Mehmed Cami”,DİA, İstanbul 1993, s.263264; Tayyar  Akkaya – Mehmet Aydın,  Ertuğrul Gazi’den Bugüne Söğüt, İstanbul 1983, s. 62; Komisyon, Türkiye’de Vakıf Abideler ve Eski Eserleri II,  Ankara 1977, s. 89-90.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
İstanbul evden eve nakliyat izmir dijital ajans dijital pazarlama vds satın al