abd haberleri canlı haber
Tarih Ansiklopedisi

Çelebi Sultan Mehmet Cami tarihi nedir? Çelebi Sultan Mehmet Cami nerede?

Kuzey-Yunanistan Batı Trakya Bölgesindeki Dimetoka kasabasındadır. Edirne’ye 30 -35 kilometre kadar uzakta bulunan kasabanın en önemli eserler arasında yer alan cami dıştan 32.42x 29.94 metre ölçüleri ve muntazam kesme taş kaplama duvarıyla anıtsal bir örnek teşkil etmektedir. Avlusu ve son cemaat yeri bulunmayan eserin kuzey tarafında yer alan taç kapısı cephe duvarlarından dışarı taşıntıdır. İki renkli taşlarla süslü mermer kapı zikzak kabartmalarla süslü sivri bir kemer içine alınmış üstüne de enli büyük bir kitabe yerleştirilmiştir. Kemerin içinde iki yanda mukarnaslı mihrabiyeler yer almaktadır. Üstünde dikey eliflerin sıralandığı üç satılık Arapça kitabe çok orijinal ve değişik bir istifle Çelebi Mehmed adına 823 yılı Rebiülevvel / Mart 1420 de yazılmıştır. Caminin yan kapısı üstündeki ikinci kitabede Dimetoka kadısı Seyyid Ali ve Haslılı (Caslılı) Ali bin Abdullah’ın yardımları ile… müderrislerin iftirharı, mimarları seçkini, sanatında mahir bir üstad olan İvaz bin Bayezid’in camiyi 824 /1421 yılında tamamladı belirtilmektedir. Bursa2da kabri bulunan ve sonradan paşalığa yükselen bu zat Bursa’daki Yeşil Cami’yi yapan mimar olmalıdır. Çünkü Dimetoka’daki bu eserin pencere sistemleri Bursa eserlerini hatırlatmakta, kaç kapısı da Edirne Üç Şerefeli Cami’nin avlu kapısının prototipini oluşturmaktadır.

Caminin planı ile ilgili farklı görüşler ileri sürülmüştür. Bugünkü yapının kareye yakın olan mekanın ortasında serbest olarak yükselen kare kesitli dört ayak bulunmaktadır. Konu ile ilgili detaylı bir araştırma yapan Ekrem Hakkı Ayverdi, cami hakkındaki ilk makalesinde, bu ayakları oturan merkezi bir ana kubbeyle,dört tarafından yarım kubbelerin desteklediği bir örtü sistemini savunurken; sonraki incelemelerinin ışığında binanın mihrap ekseni üstünde ard arda iki kubbeli, iki ayaklı ve yan mekanların tonozlu oturması gerektiğini ifade etmiş, giriş önünde de üç kubbeli bir son cemaat yerinin planlanmış olabileceğini belirtmiştir. Ona göre banisi Çelebi Mehmed’in inşaatı tamamlamadan vefatı üzerine eski planından vazgeçilerek alelacele daha kolay olan tercih etmiştir. Semavi Eyice de: “Kanaatimize göre cami ortada tek büyük kubbeli olarak tasarlanmış, fakat banisinin ölümü üzerine alelacele ahşap bir kubbe ile kapatılarak bu kubbe piramit biçiminde bir çatı içine gizlenmiş olmalıdır. Binanın sağ köşesinde yükselen sekizgen gövdeli ve çift şerefeli minarenin de orijinal olmayıp XIX. yüzyılda yenilendiğini sanıyoruz” ifadeleriyle plan şemasına yeni bir boyut getirmiştir.

Evliya Çelebi 1078/1668 de Dimetoka’ya uğradığında gördüğü caminin dört kâgir ayağın taşıdığı kurşun kaplı ahşap çatının içine gizlenmiş kubbesiyle, yüksek yüksek ve süslü bir minaresinin olduğundan bahseder.

Anıtsallık itibariyle Fatih Devri yapısı olan Sofya’daki Mahmut Paşa Camii ile, Filibe Hüdavendigar Camii’nden sonra üçüncü sırada gelen bu önemli eserde mimar Hacı İvaz, yapıyı inşa ederken dört yarım kubbe ile desteklenen merkezi ana kubbeli strüktürel sistemi eğer burada uygulamaya çalıştıysa caminin sanat tarihi açısından önemi daha da önem kazanmaktadır. Caminin tarih olmasındaki en önemli sebebi: kasabadaki Müslüman cemaate tahsis edilmeyip ardiye, depo gibi maksat dışı işlerde kullanılması ve kaderine terk edilmesinden dolayıdır.

Yaşar ERDEMİR

KAYNAKÇA

Ekrem Hakkı Ayverdi, “Dimetoka’da Çelebi Sultan Mehmed

Camii”,VD, III, Ankara 1957,s.13-16,; res.1-12; Ekrem Hakkı Ayverdi, Osmanlı Mimarisinde Çelebi ve II. Murad Devri 806-855(1403-1451), İstanbul 1972,s.136-150; Aptullah Kuran, The Mosque in Early Ottoman Archictecture, Chicago 1968; Semavi Eyice, “Çelebi Sultan Mehmed Camii”,DİA, Ankara 2003,s.262-263.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
İstanbul evden eve nakliyat izmir dijital ajans dijital pazarlama vds satın al