abd haberleri canlı haber
Biyografi

Köprülü Fâzıl Mustafa Paşa kimdir? Köprülü Fâzıl Mustafa Paşa hayatı nedir?

Köprülü Mehmed Paşa’nın küçük oğlu, Fâzıl Ahmed Paşa’nın kardeşi. 1637’de Vezirköprü’de doğdu. Ağabeyi Fâzıl Ahmed Paşa gibi iyi bir medrese tahsili görüp, ilmiye sınıfına girdi. Yetişme çağında genellikle ağabeyi Fâzıl Ahmed Paşa’nın yanında bulunup bir takım savaşları gördü, tecrübe edindi. Yönetici olarak yetiştirildi. 1680’de eniştesi, Merzifonlu Kara Mustafa Paşa’nın tavsiyesi üzerine yedinci vezir oldu.

1676’da altıncı vezirlik, ikinci Viyana kuşatması sırasında Edirne’de sadâret kaymakamlığı, sonra Silistre beylerbeyliği ve serdârlığı yaptı. 1684’de kubbe veziri olarak İstanbul’a geldi. Bir kaç ay sonra üçüncü vezirlik, sonra Çanakkale ve Sakız muhafızlığı yaptı. Abaza Siyâvuş Paşa’nın sadrâzamlığında sadâret kaymakamlığına tâyin edildi. Sultan İkinci Süleymân tahta geçince; Çanakkale, Hanya, Kandiye ve Sakız muhafızlıklarında bulundu.

Viyana bozgununu tâkib eden sıkıntılı günlerde, ikinci Süleymân Han, bu durumun altından kalkabilecek tek komutanın Köprülü Fâzıl Mustafa Paşa olduğunu düşünerek, Sakız adası muhafızlığından geniş yetkilerle sadârete getirdi.

Fâzıl Mustafa Paşa ilk iş olarak bir adâletnâme neşretti ve bâzı vergileri kaldırdı ve âlimlerle müşavere ederek bâzı evkafa ilhak edilmiş olan gelirleri yeni bir hukukî nizâma soktu. Yeniçeri ocağını ele alıp ulufeye müstehak olmayanların isimlerini sildirdi, emekdârların da ilerlemelerini ve haklarını gözden geçirdi. Yolsuz kazançlarla elde edilmiş servetleri hazîneye alarak ordu ve devlet teşkilâtında mühim değişiklikler yaptı.

Böylece hazîneyi güçlendirdi ve gerekli hazırlıkları yaparak, 13 Temmuz 1690’da sefere çıktı. Fâzıl Mustafa Paşa, 28 Eylül’de Niş’i, 9 Kasım’da da, sekiz günlük bir muhasaradan sonra, Semendire’yi düşman elinden kurtardı. Belgrad muhasarasında şehîd olan Rumeli beylerbeyi Arnavud Mustafa Paşa’nın cenaze namazını kıldırıp, kalenin tamir ve tahkim edilmesine nezâret etti. Sonra yeni Palanga, Böğürdelen ve Tuna üzerindeki adanın fetihlerini gerçekleştirdi. Bu sırada Kırım kuvvetleri Rusya içlerini altüst ederken, Türk orduları da Vardar’dan Drava’ya kadar 60.000 kilometre kareden geniş araziyi Avusturyalılardan geri aldı.

Kış aylarını ordunun eksiklerinin tamamlanması için İstanbul’da geçiren Fâzıl Mustafa Paşa, Erdel’i geri almak için Haziran 1691’de Edirne’den ayrıldı. Filibe’de ikinci Süleymân Han’ın vefât edip yerine ikinci Ahmed Han’ın geçtiğini ve sadâretinin devam ettiğini bildiren fermanı aldı. Yoluna devamla 28 Haziran’da Sofya’ya gelen Fâzıl Mustafa Paşa’ya burada Anadolu beylerbeyi Bekir Paşa’yla Macar kralı Tökeli İmre de kuvvetleriyle katıldılar. Belgrad’a gelen Fâzıl Mustafa Paşa, Kırım kuvvetlerini beklemeden yoluna devam ederek, orduyu Sava’nın karşı kıyısına geçirdi. Tuna’nın sağ kıyısında bir köy olan Slankarnen’de Baden prensi Ludwig Wilhelm’in komuta ettiği Avusturya kuvvetleriyle yapılan savaşta askeri harekete geçirmek için kahramanca ileri atılıp düşmana saldırınca, alnından vurularak şehîd düştü. Bütün aramalara rağmen nâşı bulunamadı. Sadrâzamın şehîd olması üzerine o âna kadar düşmana büyük kayıplar verdirilmesine rağmen, savaş yenilgiyle sonuçlandı ve ordu Belgrad’a çekildi.

Fâzıl Mustafa Paşa, sadârette iki yıl kalmasına rağmen önemli işler başarmış, âlim, dindar, kâmil, âlicenâb vakur ve âdil bir devlet adamı olarak kendini kabul ettirmişti. Hadîs ve lügat ilminde söz sahibiydi.

Köprülü sülâlesinden Fâzıl Mustafa Paşa’nın oğulları Nûmân, Abdullah ve Es’ad paşalar da çeşitli eyâletlerde vâliliklerde bulunup, savaşlarda yararlıklar gösterdiler. Nûman Paşa’nın iki aylık sadrâzamlığı da vardır.

Osmanlı Devleti’nin bir devresine damgasını vuran Köprülüler’in ilki olan Mehmed Paşa, sessiz ve gösterişsiz bir şekilde göreve gelip idaredeki boşluğu doldurmuş, aldığı sert tedbirlerle devleti içine düştüğü kötü durumdan kurtarmış, Anadolu’daki eşkıyalık ve haydutluk ruhunu yok ederek celâlî isyânına son vermiştir. Dördüncü Murâd Han’ın vefâtından sonra her bakımdan bozulan idareyi derleyip toparlamış iç ve dış düşmanları sindirmiş, devlet otoritesini ve itibârını yeniden te’sis etmiştir. Kendinden önce sadâret makamına gelen bir çok meşhur askerin yapamadığını yapan Köprülü Mehmed Paşa, devleti eski ihtişamlı vaziyetine getirmiştir.

Bundan sonra vasiyeti üzerine sadârete getirilen Fâzıl Ahmed Paşa ise, etrafına güven veren, vakar sahibi bir devlet adamı idi. Babasından sonra on beş yıl sadârette kalarak, Osmanlı Devleti’ne Kânûnî Sultan Süleymân devrindeki gibi huzurlu bir devre yaşattı. Fâzıl Mustafa Paşa’nın Slankamen meydan muhârebesinde şehîd düşmesi ile devletin bu ihtişamlı dönemi sona erdi.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
İstanbul evden eve nakliyat izmir dijital ajans dijital pazarlama vds satın al