abd haberleri canlı haber
Biyografi

Mecdüddin İshak kimdir? Mecdüddin İshak hayatı ve biyografisi nedir?

Fütüvvet teşkilatının sembolü olan fütüvvet şalvarı ile Fütüvvetnâmeyi Sultan I. İzzeddin Keykâvus’a getiren, Mecdüddin İshak’ın babasının adı Muhammed’dir. Oğlu Sadreddin Konevî, amcasının ismini İsmail bin Muhammed bin Yusuf bin Ali Endulûsî olarak yazar. İbnü’l-Arabî ile Mecdüddin İshak’ın yakınlıkları, İbnü’l-Arabî’nin ona “çocukluk arkadaşım” diye hitap etmesi, Endülüs ile olan bağa işaret eder. Bu bilgiler bize onun Endülüs’ten Malatya’ya göçmüş olduğunun bir iması olabilir.

II. Kılıç Arslan’ın (1151-1192) Malatya’yı almasından sonra (1178) Mecdüddin İshak Sultanın hizmetine girer ve I. Gıyaseddin Keyhüsrev’in (1192-1196, 1205-1211) Uluborlu’ya Melik olarak atanması ile de buraya atabey olarak gönderilir. Adı geçen melik, kardeşi Rükneddin Süleyman Şah tarafından Konya’da muhasara altına alınıp ülkeyi terke mecbur edilince, Mecdüddin İshak da onunla birlikte Anadolu’dan ayrılmak zorunda kalır. Gıyaseddin Keyhüsrev, tahta geçince Mecdüddin İshak’a devleti yapılandırma işinde önemli görevler vermiş ve onu İslam dünyası ile ilişki kurmak, devlet başkanı olduğunu Abbâsî Halifesi en-Nâsır-Lidînillâh’a bildirmek üzere elçi olarak Bağdad’a göndermiştir.

Mecdüddin İshak, 1205 yılında Bağdat’dan hacca gitmiş, dönüşte Şam’da tanıştığı arkadaşı Evhadüddin Hamid el-Kirmanî, Nasirüddin Mahmud el-Hoyî, Muhyiddin İbnü’l-Arabî, Ebu’l-Hasan Ali el-İskenderanî, Cemalüddin el-Vasıtî ve Ebû Ca’fer Muhammed el-Berzaî gibi birçok ilim ve fikir adamını Anadolu’ya davet etmiştir. Bu zevattan birçoğunun Malatya’da ikamet etmesini, dolayısıyla Malatya’nın önemli bir ilim merkezi olmasını sağlamıştır. Bu âlimler arasında Evhadüddin Hamid el-Kirmanî, Nasirüddin Mahmud el-Hoyî yani Ahi Evran Anadolu’daki Fütüvvet teşkilatına mensup şeyhlerdendir. Evhadüddin Hamid el-Kirmanî,

Fütüvvet teşkilatının lideri yani Şeyhu’ş-Şuyuhı’rRum olarak Anadolu’ya geldiği menakıbnâmesinde belirtilir.

Sultan I. Gıyaseddin Keyhüsrev, Alaşehir’de şehit olunca (1211) oğullarından Malatya meliki I. İzzeddin Keykâvus’un (1211-1220) yerine geçmesinde vezir Muhammed el-Gazi Malatî ile Mecdüddin İshak’ın büyük rolü oldu. Mecdüddin İshak bu dönemde Anadolu Selçuklu Devleti’nin kültürel politikasını yönlendiren en etkili kişi durumundadır. Sultan I. İzzeddin Keykâvus’un tahta çıkışını bildirmek ve Fütüvvet teşkilatına girişini sağlamak için Bağdat’a elçi olarak gönderilmiştir. Halife, Sultan I. İzzeddin Keykâvus’un Fütüvvet teşkilatına kabulünü bildiren bir fütüvvetnâme kaleme aldırmış ve Fütüvvet teşkilatının sembolü olan fütüvvet şalvarı ile bu fütüvvetnâmeyi sultana ulaştırmak üzere Mecdüddin İshak’a teslim etmiştir. Ayrıca Sultan için tülbende sarılmış bir “sarık”, “davul çomağı”, “altın yaldızlı gerdanlık”, “at başlığı” ve “süslü eğer takımı” gibi hâkimiyet sembolleri hazırlatarak çeşitli hediyelerle Şeyh Mecdüddin İshak’ı Anadolu’ya uğurlamıştır. Bütün bunlardan Şeyh Mecdüddin İshak’ın, Bağdat’a Sultan İzzeddin Keykâvus’un Fütüvvet teşkilatına girmesini sağlamak amacıyla gittiği söylenebilir.

Mecdüddin İshak, İzzeddin Keykâvus’tan sonra başa geçen I. Alâeddin Keykubad’ın (1220-1237) saltanatının ilk yıllarında Malatya’dadır. Onun Alâeddin Keykubad döneminde biraz geriye çekildiği söylense de bu doğru değildir. Halife Nâsır, kurduğu Fütüvvet teşkilâtının “Şeyhu’ş-şuyûh”u olan Şeyh Ebu Hafs Ömer es-Sühreverdi (ö. 1234)’yi, Halifenin Fütüvvet şalvarını kuşatmak için Anadolu’da Sultan Alâeddin Keykubad’a gönderdiğinde, bu görevi dostu Mecdüddin İshak ile birlikte yerine getirmeyi planlamıştı. Ne var ki Mecdüddin İshak, Malatya’da Fütüvvet temsilcilerini karşılayamayacak kadar hasta idi. Ömer es-Sühreverdi, Malatya’da biraz oyalanarak Mecdüddin İshak’ın ayağa kalkmasını beklemiş; ancak onun iyileşmesi mümkün olmayınca Fütüvvet erbabından oluşan kalabalık bir heyetle Konya’ya hareket etmek durumunda kalmıştır. Bu sırada 78 yaşında olan Sühreverdi, Sultan Alâeddin’e Konya’da Fütüvvet şalvarını giydirmiştir. Mecdüddin İshak ise o günlerde vefat etmiştir (1221).

Mehmet Ali HACIGÖKMEN

KAYNAKÇA

İbn Bibi, El-Evâmirü’l- Alaiyye fi’l-Umuri’l-Alaiyye (Selçuk-nâme), (çev. M. Öztürk), I, Ankara 1996, s. 45, 56-76, 111-113, 127, 135, 140, 175, 176-177, 249-253; İbn Arabî, Futühatü’l-Mekkiye, IV, (yay. O. Yahya-İ. Medkur), b.y. 1972, s. 460, 547, 604; Ebu’l Ferec, Tarih, (çev. Ö. R. Doğrul), Ankara 1950, s. 424, 463; Sühreverdî, Avârifu’l-Maârif / Tasavvufun Esasları, II, (çev. H. Kamil Yılmaz-İrfan Gündüz), İstanbul 1990, s. XVII-XVIII; Aksarayî, Musameretu’l-Ahbar, (çev. M. Öztürk), Ankara 2000, s. 265-270; Anonim, Selçukname, (çev. F. Nafiz Uzluk), Ankara, 1952, s. 25; İbnü’l-Esir, el-Kamil fi’t-Tarih, XI-XII, (çev. A. Ağırakça-A. Özaydın), İstanbul 1987, s. 330-341, 401; Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, İstanbul 1999, s. 237, 238, 276, 288, 298, 293, 330; Mikail Bayram, Ahi Evren ve Ahi Teşkilatının Kuruluşu, Konya 1997, s. 24-25, 27, 28-29; Salim Koca, Sultan I. İzzeddin Keykavus, Ankara 1997, s. 19, 20, 22, 23, 64, 65, 97, 98; Haşim Şahin, “Şeyh Mecdüddin İshak’ın Selçuklu İdaresiyle İlişkileri”, Uluslararası Sadreddin Konevî Bildirileri (20-21 Mayıs 2008), Konya 2010, s. 203-211; M. Ali Hacıgökmen, “Türkiye Selçukluları Şehzade ve Sultanlar Muallimi Mecdüddin İshak”, Belleten, LXXVI/276 (2012), s. 421-432; M. Erol Kılıç, “İbnü’l-Arabî”, DİA, XX, İstanbul 1999, s. 493, 512-513.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
İstanbul evden eve nakliyat izmir dijital ajans dijital pazarlama vds satın al