abd haberleri canlı haber
Tarih Ansiklopedisi

Mevlîd ne demek? Mevlîd nasıl ortaya çıktı? Mevlîd kandili nedir? Mevlîd kitabı nedir?

Ahilerin önemli günler ve gecelerde okudukları kitaptır. Hz. Peygamber’in hayatını manzum olarak kaleme alan Süleyman Çelebi (ö. 1422), Vesîletü’n-Necat adlı Mevlid Kitabı’nı, Ulu Cami imamlığı sırasında vuku bulan bir olaya çok üzüldüğü için yazmıştır. Âlî’nin anlattığına göre, Acem asıllı bir vaiz, vaazında Bakara suresinin 285. ayetini, aynı surenin 253. ayetiyle karıştırarak tefsir etmiş; peygamberlerin eşit olduğunu; bu nedenle Hz. Muhammed’in diğerlerinden farksız olduğunu söylemiştir. Süleyman Çelebi bu olaydan etkilenerek Hz. Peygamber’in kendisinden öncekilerden “efdal” olduğunu ispat etmek maksadıyla eserini 812 /1409 yılında yazmıştır.

Süleyman Çelebi, Vesîletü’n-Necat adlı eserini XV. yüzyıl Anadolu Türkçesi ile sade bir şekilde mesnevî tarzında, “fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilün” aruz vezniyle yazmıştır. O, Osmanlı toplumunda bu konuda öncülük yapmıştır. Bunun için Âlî, Süleyman Çelebi’den önce Osmanlı Devleti’nde şiire önem verilmediğini, Süleyman Çelebi’den sonra manzum eserlerin değerinin anlaşıldığını; Süleyman Çelebi’nin dedesi Şeyh Mahmud’un da şair olduğunu, ancak şiirlerini yazmadığını, bu nedenle şöhret bulmadığına işaret etmektedir. Latifî ise Anadolu’da Mevlûd-ı Nebevî’yi konu alan ilk eserin Süleyman Çelebi’nin kitabı olduğunu vurgulamaktadır. Fuat Köprülü de Latifî’ninkine benzer şekilde görüş beyan ederek maddi bir kaygı taşımaksızın samimi bir havada yazıldığını söylediği Vesîletü’n-Necat’ın Osmanlı Devleti’nde yazılmış ilk manzum Siyer Kitabı olduğuna dikkat çekmektedir.

Süleyman Çelebi, manzum Mevlid Kitabı’nı yazarak bu sahada bir çığır açmış; ondan sonra onlarca Mevlid Kitabı yazılmış; ancak hiçbiri halk tarafından onunki kadar samimi bulunmamış, dolayısıyla tutulmamıştır. Latifî, yüz kadar Mevlid Kitabı görüp incelediğini, ancak hiçbirinde ondaki sözü, hali, şevk ve harareti görmediğini, bu nedenle bunun dışında hiç birinin makbûl ve meşhûr olmadığını söylemektedir. Cumhuriyet döneminde de durumun değişmediği, hatta onun eserinin kutsal bir hüviyet kazandığı söylenebilir.

Mevlid bilimsel olarak Ahmet Ateş, Faruk K. Timurtaş ve Necla Pekolcay tarafından yayımlanmıştır. Özellikle Pekolcay’ın çalışması önemlidir. O, Mevlid’i dil ve edebiyat yönünden incelemiş, yeni tespit edilen nüshaları da göz önüne alarak edisyon kritiğini yapmış ve yeniden yayımlamıştır.

Mevlid, daha yazıldığı tarihlerden başlamak üzere Osmanlı Devleti’nde bestelenmiştir. Anadolu ve Balkanlar başta olmak üzere Osmanlı ülkesinde mübarek gün ve gecelerde ibadet anlayışı içinde okutulmuştur. Ahiler, özellikle 10 Muharrem günü Mevlid törenleri yaparlar, şehir ve kasabaların dışında toplanan halka yemek ikram ederlerdi. Bunun için vakıflar kurulmuştur.

Yusuf KÜÇÜKDAĞ

KAYNAKÇA

Latifî, Tezkere-i Şuarâ, İstanbul 1313, s. 55-57; Mustafa Âlî, Kitâbü’t-Tarîh-i Künhü’l-Ahbar, I, (haz. Ahmet Uğur ve diğerleri), Kayseri 1997, s. 76, 196-197; II, s. 406-407; Fuad Köprülü, Türk Edebiyatı Tarihi,  İstanbul 1981, s. 346, 358, 389-390; aynı yazar, Edebiyat Araştırmaları, Ankara 1999, s. 20; Mehmed Tahir, Osmanlı Müellifleri, II, İstanbul 1333, s. 221-222; H. Fuchs-Neclâ Pekolcay, “Mevlid”, İA, VIII, İstanbul 1971, s. 171-176;  Neclâ Pekolcay, “Mevlid”, DİA, Ankara 2004, XXIX, s. 485-486.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
İstanbul evden eve nakliyat izmir dijital ajans dijital pazarlama vds satın al