abd haberleri canlı haber
Sorularla Tarih

Mevlid nedir? Mevlid kandili tarihi nedir? Mevlid merasimleri nedir?

Mevlid kelimesi, “doğma, dünyaya gelme, doğulan zaman ve yer” anlamlarına gelmektedir. Hz. Peygamber’in Rebiülevvel ayının 12’sinde, pazartesi günü doğduğunu ifade etmek için İslam âleminde bu güne mevlid denmiştir.

Mevlid merasimi, Hz. Peygamber zamanı dahil, Emevi ve Abbâsîlere kadar yapılmamıştır. İslam dünyasında Mevlid merasimi ilk Fatımi Devleti’nde, Muiz-Lidinillah devrinde (972-975) resmen yapılmıştır. Merasim, Kur’an tilavetiyle başlar; değişik etkinliklerle sürerdi. Daha sonra Sünni devletlerde de gelenekselleşmiş; mevlid merasimleri geniş halk kitlelerinin katılımıyla yapılmıştır. XII. yüzyılın ikinci yarısında Mekke’de, Hz. Muhammed’in doğum yıl dönümünde, doğduğu evde merasim düzenlenirdi

Memlük Devleti’nde mevlid günü ikindi namazından sonra Kur’an okunarak resmen kutlamaların başlatıldığı, değişik etkinliklerden sonra katılanlara yemek ikram edildiği görülmektedir. Eyyubilerde devlet olarak resmen mevlid merasiminin yapılmadığı araştırmalar sonucu ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte yerel kutlamaların yapıldığı bilinmektedir. Selahaddin Eyyubi’nin Erbil Atabegi olan kayınbiraderi Muzafferüddin Kökböri (11901233)’nin mevlidi büyük merasimlerle kutladığı tespit edilmiştir.

Osmanlılarda, mevlid merasimi düzenlenmesinin daha Osman Gazi’den (1302-1324) itibaren yapıldığı bilinmektedir. Saray protokolünde ise Kanuni Sultan Süleyman zamanında (1520-1566) yer almaya başlamış; ancak esas resmî kutlamalar III. Murad (1574-1595) tarafından 1588’de başlatılmıştır. Tüm cami ve mescidlerin minarelerinde kandil yakılması uygulamasına da bu padişah zamanında başlanmıştır. Daha sonra merasimin kuralları ayrıntılı bir şekilde belirlenmiş; padişah, veziriazam, şeyhülislam ve vezirler başta olmak üzere tüm askerî ve mülkî erkân ile ulema sınıfı resmî kıyafetleriyle Sultan Ahmed Camii’nde toplanmaya başlamışlardır. Mevlid törenleri, Osmanlı sınırları içine alınan yerlerde de yapılmıştır. Nitekim Hicaz bölgesi ile Kuzey Afrika ve Balkanlar’da İstanbul ve Anadolu’da olduğu gibi mevlid törenleri yapılmaya başlanmıştır. Mevlid günü Osmanlı Devleti’nde resmî bayram olarak 1910’da kutlanmaya başlanmıştır. Bu uygulama Cumhuriyet döneminde kaldırılmış; ancak kandil gecelerinde camilerde ve evlerde Kur’an ile Süleyman Çelebi’nin (ö. 1422) yazdığı mevlidin okunması şeklinde bu gelenek devam ettirilmiştir.

Mevlid merasimlerinin özellikle tasavvuf ehlinin hayatında önemli bir yeri vardır. Eyyübiler zamanında Erbil Atabegi Muzafferüddin Kökböri’nin düzenlediği mevlid kutlamalarına ulema ve ileri gelen mutasavvıflar katılır; Hânkahta toplanan sûfîler Rebiülevvel ayının 12. günü öğle vaktinden sabah yakınına kadar zikir yaparlardı. Memlükler döneminde de tarikat mensupları mevlid merasimlerine katılırlar, her tarikat kendi zikrini icra ederdi. Tasavvuf yönüyle de toplumda dikkat çeken Ahiler arasında mevlidin önemli bir yeri vardı. Özellikle Muharremin onunda kendilerine ait tekkede, mevlid merasimi yapılır, arkasından mevlid dinlemek için toplananlara yemek ikram edilirdi. Bunun için kurulmuş vakıflar da vardı. 1097 (1686) tarihli Konya Ahi Evran Zaviyesi Vakfiyesi bu konuda önem arz etmektedir. Anadolu’daki Ahilerin XIV. yüzyılda Kur’an tilavet ederek kutladıkları Muharremin onunda Süleyman Çelebi’nin XV. yüzyılda yazdığı Mevlid Kitabı olarak bilinen Vesîletü’n-Necat adlı kitabı okumaları, Türk örf ve âdetlerini benimseyerek örgütlerini geliştirdiklerini göstermektedir.

Ahiler’in Rebiülevvelin 12. günü Mevlid merasimi düzenlediklerine dair şimdilik bilgi tespit edilememiştir. Ancak yılda bir defa şehir veya kasabanın dışında toplanılır, değişik oyunlar oynanır, kuşluk ve akşam yemekleri burada bulunanlarla yenir; ikindiden sonra mevlüd okunur ve arkasından dua edilirdi.

Yusuf KÜÇÜKDAĞ

KAYNAKÇA

Neşat Çağatay, Ahilik Nedir, Ankara 1990, s. 89-90; Ahmet Özel, “Mevlid”, DİA, XXIX, Ankara 2004, s. 475-479; Mehmet Şeker, “Mevlid”, (Osmanlılar’da Mevlid Törenleri), DİA, XXIX, Ankara 2004, s. 479-480; İsmail Durmuş, “Mevlid”, (Arap Edebiyatı), DİA, XXIX, Ankara 2004, s. 480-482; Hasan Aksoy, “Mevlid”, (Türk Edebiyatı), DİA, XXIX, Ankara 2004, s. 482-484; Nuri Özcan, “Mevlid”, (Mûsiki),  DİA, XXIX, Ankara 2004, s. 484485; A. Necla Pekolcay, “Mevlid”, DİA, XXIX, Ankara 2004, s. 485-486.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
İstanbul evden eve nakliyat izmir dijital ajans dijital pazarlama vds satın al