abd haberleri canlı haber
Tarih Ansiklopedisi

Murad Hüdâvendigâr Temlîknâmesi!

Osmanlı Sultanı I. Murad (1362-1389) tarafından gurre-i Receb 767’de (14 Mart 1366) Türkçe olarak yazılmıştır. Topkapı Sarayı Müzesi Arşivi, Yemen Fatihi Sinan Paşa kısmı, nr. 1’de aslı kayıtlıdır. Kalın kâğıt üzerine 51 satır olarak kaleme alınmıştır. Temliknâme, “Hüve’l-mu‘izz” ile başlamış, arkasından Murad bin Orhan adını içeren tuğraya yer verilmiştir. Arka yüzüne 1020 (1611) senesinde mülk arazinin teftiş edildiğine dair not düşülmüştür. I. Murad, bu temliknâmedeki bilgilere göre, Fütüvvet ehlinden Ahi Musa için Malkara nahiyesinde bir parça toprağı mülk olarak vermiştir. Bu araziye Ahi Musa, onun ölümünden sonra batından batına ve nesilden nesle evlatları tasarruf edeceklerdir. Sultan Murad, Ahilerden kuşandığı kuşağı da Ahi Musa’ya kendi eliyle kuşatmış ve Malkara şehrine Ahi olarak görevlendirmiştir. I. Murad, Ahi Musa’nın da kendisinden sonra akrabalarından birine Ahilik icazetini vermekle görevli olduğunu; “bizden sonra yerümüze Ahi sen ol diyeler” şeklinde temliknâmede zikretmiştir. Ahi Musa’nın çocukları ile damatlarının ölümü halinde bu durum şer‘î mahkemece tespit edildikten sonra Ahi olacak bir başka kişinin Ahi Musa’nın çocuklarında olduğu gibi kendi oğulları ve kızları da nesilden nesle bu temlik edilmiş yeri tasarruf edeceklerdir. Ancak bunların dışında Ahilikle ilgisi olmayan birine bu mülk kesinlikle verileyecektir.

Mülk arazi, temliknâmenin verildiği tarihten itibaren Ahi Musa’nın tasarrufu altında olacaktır. Eğer bu temliknâmede belirtildiği üzere önerilen Ahilerden veya kızlarının kızlarından yahut onların Ahiliği ısmarladıkları Ahilerin ellerinden veya nesilden nesle çocuklarından başka biri hile ve oyunla bu araziyi alırsa, kadı ve beyler, bu durumu Osmanlı soyundan gelen padişaha arz edip temliknâmedeki şartlara uygun olarak hakkı olan Ahilere alıvereceklerdir. Kim ki temliknâmedeki şartlara aykırı olarak hakkı olmayanlara bu temlik edilen araziyi verir veya alıverirse Allah’ın ve meleklerin laneti onların üzerlerinde; padişah I. Murad’ın eli de kıyamet gününde onların yakasında olacaktır. Bu yerlerin sınırlarına hiçbir kimse tecavüz etmeyecektir. Başkasına verip değiştirmeyecektir. I. Murad’ın neslinden padişah olanlar arazinin veriliş amaçları dışına çıkmasına izin vermeyeceklerdir. Sınırları çizilen bu yerler yüzünden I. Murad’ın “bu Ahilerim” dediği kişileri kim incitirse temliknâmeyi vereni incitmiş olacaktır. Ahi Musa’ya, onun soyundan gelenlere, yerlerine bıraktıkları Ahilere ve onların neslinden gelenlere bu temlik edilen arazi için kim zahmet ve meşakkat verirse ve başkasının eline geçmesini sağlarsa tüm laneti kabul etmiş olur.

Ahi Musa ve soyundan gelenler, daha sonra bu mülk araziyi tasarruf eden Ahiler, avarız-ı divanî ve tekâlif-i örfîden, salgından, ulaktan, sekbandan, cerahordan ve naipten muaf, bunun karşılığında devletin devamı için dua ile meşgul olacaklardır. Bu temliknâme, gurre-i Receb 767 / 14 Mart 1366’da yazılmıştır.

Yusuf KÜÇÜKDAĞ

KAYNAKÇA

Tahsin Öz, “Murad I. ile Emir Süleyman’a Ait İki Vakfiye”, Tarih Vesikaları, I/4(1941), s. 241-245; M. Tayyib Gökbilgin, XV-XVI. Asırlarda Edirne ve Paşa Livâsı Vakıflar, Mülkler, Mukataalar, İstanbul 1952, s. 161-163.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
İstanbul evden eve nakliyat izmir dijital ajans dijital pazarlama vds satın al