abd haberleri canlı haber
Türk Tarihi

Selçuklulardan önce Anadolu’ya yapılan akınlar tarihi nedir? Türklerin Anadolu’ya İlk Girişleri!

Müslümanlardan önce Türk kavimlerinden olan Saka’lar ve Hunlar zaman zaman Anadolu’ya ayak basmışlardır. İslâm İmparatorluğu devrinde de, özellikle Abbasi halifeleri zamanında, İslâm orduları ile beraber, Müslüman olan Türk boyları Toros ve Fırat’ın doğu kısmında kalan bölgelerin fethine iştirak etmişlerdi. Bunlar, Emeviler ve onlardan sonra gelen Abbasiler’le beraber m.750’den itibaren Anadolu’yu da Marmara, Ege ve Karadeniz’e kadar açmak istediler. Her yıl yapılan kışlık ve yazlık gazalar, akın mahiyetini geçemedi. İstanbul kuşatmaları da bir netice vermedi. Anadolu çoğunluğu bakımından Bizans’ta kaldı.

Hatta Abbâsiler’in hilafeti zamanında gazalara daha da önem verildiğini görüyoruz. “Suğûr” denilen ve Müslümanların elinde bulunan Anadolu parçalarına Horasan ordusundan ve Mâverâünnehir’den getirilen İranlı ve bilhassa Türk birlikleri yollandı. “Halife Mehdi, Fergâne, Esbicab, Belh, Harezm, Herat ve Semerkand halkından yani, İranlılar ve Soğd’larla Türkler’den pek çok ahaliyi Anadolu’ya gönderdi.” Özellikle Türkler’in kahramanlık ve askerlik kâbiliyetleri bilindiği için, bu birliklerin ardı-arkası kesilmiyordu. Devamlı gönderiliyordu. Esasen o devirde Halife’nin “Hassa ordusu” da Türkler’den ibaretti. Böylece Türk birlikleri; Tarsus, Misis, Anzarba, Adana, Maraş, Hades (Göynük), Malatya, Amid (Diyarbakır), Meyyafârikin (Silvan), Ahlat, Malazgirt, Kalikalâ (Erzurum) gibi sınır şehirlerinde yerleştikleri gibi, aynı zamanda IX. asrın ilk yarısında bu bölgelerde Müslüman-Türk nüfusu oldukça kabarık bir duruma gelmişti. Bunların başında bulunan Afşın, Itakh (İtah), Mengücur, Fergâneli Ömer, Semerkandlı Hâris, Boğa, Vasıyf gibi Türk kumandanları Bizans’a karşı savaşları ile büyük şöhret yapmışlardı.

Nitekim dokuzuncu asrın sonlarına doğru Halifelik, bütün birliklerini terhis ederek, yerine çoğunluğu Türklerden, bir kısmı da İranlılar’dan olmak üzere İslâm İmparatorluğunun ordusunu yeniden kurdu. Bu yeni kurulan ordunun Anadolu içlerine kadar akarak yeni yeni fetihlerde bulunduklarını görürüz.

Busr’ul-Afşıni, Kayıoğlu Ahmet, Hakan, Munis, Burduoğlu Rüstem, Ebu Sâbit’it-Türki, Toganoğlu Ahmet gibi Türk kumandanlar, Sivas, Amasya, Niksar, Kayseri, Kolonya (Şarkîkarahisar), Zamantı, Konya, Ereğli, Yalvaç, Bergama, Sard, Ankara, Ulukışla, Çankırı, Eskişehir gibi Anadolu’nun bir çok şehrini geçici de olsa işgal ettiler, hatta yağmaladılar.

Fakat, bu durum uzun sürmedi. Çünkü, 924 tarihinden sonra Bizanslılar karşı taarruza geçtiler. 928 yılında Erzurum ve çevresini 934’te de Suğûr illerinden birinin merkezi olan Malatya’yı Müslümanlar’dan geri aldılar.

Onuncu asırda Bizanslılar oldukça kuvvetli görünüyorlardı. Bu devirde Hemedâniler’den Seyfü’d’devle, Bizanslılar’a karşı başarılar elde etti ise de, toprak kazanması mümkün olmadı. Hatta, 948’de Bizanslılar, Maraş’ı da Müslümanlardan geri aldılar. Bu arada bir çok Müslüman şehirlerinin Bizanslılar tarafından geri alınması ve Tarsus’ta üslenen Müslüman donanmasının yakılmasıyla Bizanslılar üstünlüklerini devam ettirmiş oldular. Nitekim Bizanslılar’ın bu üstünlükleri, Selçuklular’ın yakın doğuya inmelerine kadar devam etmiştir.

Yine, bu arada, Bizans askerleri, Girit, Kıbrıs ve Gazianteb’i de işgal ettiler. Devrin büyük İslâm şehirlerinden sayılan Halep’e kadar girip, orayı da yağmaladılar. 1030 yılına kadar, Adana, Tarsus, Diyarbakır, Antakya gibi büyük vilâyetleri de işgal eden Bizanslılar Van gölüne dayandılar. Bu bölgedeki Erciş, Malazgirt ve Urfa’da yine onların eline geçen şehirler arasında idi. Onbirinci yüzyılın başlarında Anadolu’da Müslümanların elinde ancak Güneydoğu Anadolu bölgesinin az bir kısmı kalmıştı.

Görülüyor ki, İslâm-Bizans mücadeleleri asırlarca sürmüştür. Aynı zamanda, bu mücadeleler, hem Anadolu’nun harab olmasına, nüfusunun azalmasına, fakirleşmesine, hem de bu sebeplerle medenî ve iktisadî bakımlardan gerilemesine sebep olmuştur. Dünya ticaret yollarını tamamiyle İslâmların ellerinde bulunması ve Anadolu’nun milletler arası ticaret yollarının dışında kalması gerilemeyi daha da arttırmakta idi. Ancak, onuncu asırda Güney’de Antalya ve Kuzeyde de Trabzon limanları gelişmiş, İslâm ülkeleri ile ticarî münasebetleri arttıkça önem kazanmaya başlamışlardır. İç Anadolu şehirleri de birer uğrak yerleri haline gelmiştir. Fakat, bu şehirlerdeki Hristiyan halk fakir oldukları gibi kültürce de geriydiler. Bu durumda Anadolu’ya ilk gelen Türklerin göçebe oluşları, kültür bakımından gelişmemiş olmalarına rağmen, bu bölgede millî kültürlerinin kısa zamanda gelişmiş olmasında, yerli Hristiyan halkın önemli bir fonksiyonunun olamıyacağı sosyal bir gerçektir.

Anadolu’nun Bizans yakasında medenî ve iktisâdî bir gerileme olurken, Toroslar ve Erzurum’un ötesinde, Doğu Anadolu’da, İslâm dünyası ile vücuda gelen medenî, iktisadî ve ticarî münasebetler sebebiyle, oldukça canlı bir hayatın mevcudiyetini görüyoruz. Hatta Orta Anadolu’ya nazaran göze çarpan bu üstünlük on ikinci asırda, yani Selçuklu medeniyeti Anadolu’da yükselinceye kadar devam etmiştir.

Anadolu’nun Hristiyan halkı dinî ve sosyal bakımdan da iyi bir durumda değildi. Bizans İmparatorluğunun gütmekte olduğu Ortodoks siyaseti ötedenberi memnuniyetsizlik ve nefret uyandırıyordu. Bu siyaset yüzünden ilk İslâm fetihlerinde yakın Doğu Hristiyanları nasıl batı istilâsını kolaylaştırmışlarsa, Doğu Anadolu’daki Süryani ve Ermeniler, Orta Anadolu’daki küçük cemaatlerde; aynı şekilde Selçuk akınlarının yayılmasını durdurmaya çalışan Bizans’a yardımcı olmayarak Türk Fetihlerini kolaylaştırmışlardır. Aynı zamanda, Bizanslıların bu dinî baskılarına malî tazyik, baskı ve zulümleri de ekleniyordu. Devletin vergileri artmış, arazi belirli şahıslarda toplanarak, bir toprak aristokrasi sınıfı meydana gelmiş ve halk da yavaş yavaş topraksız esir bir duruma düşmüştü.

Anadolu’nun etnik durumu ise, Rum ve Ermeniler’den teşekkül etmekteydi. Çoğunluğu Rumlaşmıştı. Yer yer de Hristiyan kültürünün kaynaştırdığı Yunan, Roma ve Bizans tesirine rastlanıyordu.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu
İstanbul evden eve nakliyat izmir dijital ajans dijital pazarlama vds satın al